24.4.2007 - Virginia Woolf
Leonard Woolf'a, 18 Mart 1941
Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumdan eminim. Yaşadığım o
korkunç anlara geri dönemem artık. Bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler
duymaya başladım, hiçbir şeye odaklanamıyorum. Bu yüzden
yapabileceğimin en iyisi olduğunu düşündüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana
verilebilecek en büyük mutluluğu verdin. Benim her şeyim oldun. Bu
korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu
olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı.
Hayatını mahvettiğimin farkındayım, ben olmazsam rahatça
çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sen de göreceksin. Görüyorsun ya,
bunu bile düzgün yazamıyorum. Okuyamıyorum. Söylemek istediğim şu ki,
yaşadığım her mutluluğu sana borçluyum. Bana hep sabır gösterdin, çok
iyi davrandın. Demek istediğim, bunları herkes biliyor. Eğer biri beni
kurtarabilseydi, o kişi sen olurdun. Bir tek senin iyiliğinden eminim,
onun dışında her şey terk etti beni. Hayatını mahvetmeye devam edemem.
Birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum.
-
- V.
Bkz..
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
26.1.2006 - Yaz
Sizin öykünüz nasıl isterseniz öyle yazın beni uğraştırmayın tutun sözcükleri istediğiniz yere götürün Araçlar : . , ; Sayın Çekirge istiyorsanız ayakları da götürün
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30.10.2005 - Orhan Pamuk, Türk vatandaşı olmayan bir Ermeni mi?
Adil Bey, bir önceki yazıma
yorum bırakmak yerine konuyla ilgili bir epostayı zahmet edip
göndermiş. Gönderide, Orhan Pamuk meselesinin biraz daha geniş ele
alınması gerektiği ve Ermeni meselesi ile ilgili Radikal Gazetesinde
yer alan bir yazının linki de yer alıyor. Gündüz Aktan'ın bu yazısında
"Çoğu Londra'dan uzun bir kara yolculuğu yaparak gelen kalabalık grup"
ifadesiyle anlatılan bir edim var. Bunu okuyunca önceki yazımı şöyle
çiziktiriverdiğim için istediğimi yeterince aktaramadığımı anladım.
Yazım, Ermeni meselesi ile ilgili değil Orhan Pamuk ile ilgilidir.
Ermeni meselesine gelince; çok iyi birer tarihçi olmak zorunda ve öyle
olan yazarlara değil hükümete, devlete, siyasilere daha da önce bilinçli halkımıza,
'sıra' gelir. Sırada elbette O.P. ve Ö.İ. de vardır. Ama sıraya
girmeyelim, deyip Orhan Pamuk gibi bir tabuda önderlik etmek istemesi
bir aydının görevidir. Cesarettir. Böyle olmadığını düşünüp
kulanıldığını söylemek önemli bir yazarımızı düşünce yoksunu diye
küçümsemektir. Bu durumda Orhan Pamuk'un düştüğü hataya düşüp
(cesaretini yanlış yerde göstererek kullanılmaya değil polemiğe yol
açması; her ne olursa olsun vatanının saygınlığını konu kıldırması) ortalık yerde çarmıha mı germek gerek. Başka birşeyler yapmak gerek. Ne mi? Gündüz Aktan'ın dile getirdiğini vurgulamak istiyorum: "Kendi
içlerinde örgütlenmeyi öğrenmişler. Özellikle 12 Eylül sonrasında
birçok parçaya bölünmüş olan yurtdışındaki Türk toplumu, en azından
Ermeni meselesinde mücadele için bir araya gelebiliyor. Bu, olağanüstü
bir gelişme. Zira dış temsilciliklerimizin tüm gayretine rağmen
toplumun çeşitli unsurlarını yan yana getirmek mümkün olmuyordu. Laik
Atatürkçüler, dindarlar, dindarlar içinde çeşitli cemaat ve tarikatlar,
solcular, okumuşlar, okumamışlar, çeşitli hemşerilikler vb. adeta
birbirlerine düşmanmış gibiydiler. AB'nin Türkiye'yi itip kakmasıyla
başlayan bir araya gelme eğilimi, Ermeni meselesi dolayısıyla iyice
hızlanmış.". Böyle yapmak gerek; uluorta karaçalıcılık, "ben yapmadım o yaptı"cılık değil.
Daha mı? Geçen gün Doğu Perinçek, kardeşiyle birlikte gidip
araştırdıklarını Ulusal Kanal TV'de anlatıyordu: "Bu, savaş sırasında
çok da haklı bir tehcirdir. Aksine dış güçlerce kullanılıp Kurtuluş
Savaşına katılıp bu Cumhuriyeti kuran halkları kesen, köyleri dağıtan
Ermenilere karşı girişilen bir hareket sonucudur" (Bu sözler aklımda
kaldığınca yazılmıştır. Araştırıp dosdoğrusunu öyle koyayım). Böyle
yapmak gerek. Hâlâ Orhan Pamuk'u destekliyorum. Çünkü artık sosyeteden çıktı bir mazlum oldu. "Ben
bu iş büyüsün istemiyorum, çünkü o yalnız hayatıma, gözden ırak
hayatıma dönmek istiyorum. Benim üzerimden siyaset yapılıyor. Bunları
istemiyorum. Bu ülkede yazarları aşağılama geleneği var".
82'yi deviren Cumhuriyetimiz devrilmemek için bunlara ihtiyaç duymuyor. Başka şeyler gerek.
Not: Bu yazıdan çıkarılacak sonuç artık ham bloglar olduğunda bizi
kibarca uyarıp hadi biraz daha geliştirelim diyecek kıymetli bir
büyüğümüzün buralarda olduğudur.
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
29.10.2005 - Ağıt
Yen-çi-şan dağını yitirdik Kadınlarımızın güzelliğini aldılar. Si-lan-şan yaylasını yitirdik Hayvanlarımızı üretecek yeri aldılar. Türkçe söylenmiş ilk şiir, İ.Ö. 119, Çin kaynakları
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkı
Düştüğüm boşluk düşlerimi dolduruyordu.
Konular
Önerilenler
Ping
Blogcu kardeşler
• zeze• ufubo• mutlulugunresmi• joanna• tallguy• zupermen• yansimalar• cardinal• tarcin• ates• joone• goncaass• nymphia• sezen• asmakilit• edebiyat• derin• yellowdaisy• ahha• milkboy• muraydiz• prenstenes• anteros• metebilge• afrodit• gezginft• zumruduanka• martisimit |