Orhan Pamuk, Türk vatandaşı olmayan bir Ermeni mi?

Adil Bey, bir önceki yazıma yorum bırakmak yerine konuyla ilgili bir epostayı zahmet edip göndermiş. Gönderide, Orhan Pamuk meselesinin biraz daha geniş ele alınması gerektiği ve Ermeni meselesi ile ilgili Radikal Gazetesinde yer alan bir yazının linki de yer alıyor. Gündüz Aktan'ın bu yazısında "Çoğu Londra'dan uzun bir kara yolculuğu yaparak gelen kalabalık grup" ifadesiyle anlatılan bir edim var. Bunu okuyunca önceki yazımı şöyle çiziktiriverdiğim için istediğimi yeterince aktaramadığımı anladım.

Yazım, Ermeni meselesi ile ilgili değil Orhan Pamuk ile ilgilidir. Ermeni meselesine gelince; çok iyi birer tarihçi olmak zorunda ve öyle olan yazarlara değil hükümete, devlete, siyasilere daha da önce bilinçli halkımıza, 'sıra' gelir. Sırada elbette O.P. ve Ö.İ. de vardır. Ama sıraya girmeyelim, deyip Orhan Pamuk gibi bir tabuda önderlik etmek istemesi bir aydının görevidir. Cesarettir. Böyle olmadığını düşünüp kulanıldığını söylemek önemli bir yazarımızı düşünce yoksunu diye küçümsemektir. Bu durumda Orhan Pamuk'un düştüğü hataya düşüp (cesaretini yanlış yerde göstererek kullanılmaya değil polemiğe yol açması; her ne olursa olsun vatanının saygınlığını konu kıldırması) ortalık yerde çarmıha mı germek gerek. Başka birşeyler yapmak gerek. Ne mi?

Gündüz Aktan'ın dile getirdiğini vurgulamak istiyorum: "Kendi içlerinde örgütlenmeyi öğrenmişler. Özellikle 12 Eylül sonrasında birçok parçaya bölünmüş olan yurtdışındaki Türk toplumu, en azından Ermeni meselesinde mücadele için bir araya gelebiliyor. Bu, olağanüstü bir gelişme. Zira dış temsilciliklerimizin tüm gayretine rağmen toplumun çeşitli unsurlarını yan yana getirmek mümkün olmuyordu. Laik Atatürkçüler, dindarlar, dindarlar içinde çeşitli cemaat ve tarikatlar, solcular, okumuşlar, okumamışlar, çeşitli hemşerilikler vb. adeta birbirlerine düşmanmış gibiydiler. AB'nin Türkiye'yi itip kakmasıyla başlayan bir araya gelme eğilimi, Ermeni meselesi dolayısıyla iyice hızlanmış.".

Böyle yapmak gerek; uluorta karaçalıcılık, "ben yapmadım o yaptı"cılık değil.

Daha mı? Geçen gün Doğu Perinçek, kardeşiyle birlikte gidip araştırdıklarını Ulusal Kanal TV'de anlatıyordu: "Bu, savaş sırasında çok da haklı bir tehcirdir. Aksine dış güçlerce kullanılıp Kurtuluş Savaşına katılıp bu Cumhuriyeti kuran halkları kesen, köyleri dağıtan Ermenilere karşı girişilen bir hareket sonucudur" (Bu sözler aklımda kaldığınca yazılmıştır. Araştırıp dosdoğrusunu öyle koyayım). Böyle yapmak gerek.

Hâlâ Orhan Pamuk'u destekliyorum. Çünkü artık sosyeteden çıktı bir mazlum oldu. "Ben bu iş büyüsün istemiyorum, çünkü o yalnız hayatıma, gözden ırak hayatıma dönmek istiyorum. Benim üzerimden siyaset yapılıyor. Bunları istemiyorum. Bu ülkede yazarları aşağılama geleneği var".



82'yi deviren Cumhuriyetimiz devrilmemek için bunlara ihtiyaç duymuyor. Başka şeyler gerek.

Not: Bu yazıdan çıkarılacak sonuç artık ham bloglar olduğunda bizi kibarca uyarıp hadi biraz daha geliştirelim diyecek kıymetli bir büyüğümüzün buralarda olduğudur.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !